|
Vatana dönüş yolunda Ahıskalıların
mücadelesi
Ahıskalılar sürgünden sonra yaşadıkları
zulümler ve halen yaşamakta oldukları parçalanmış ailelerin çilekeş ve zor
yaşam tarzları sürerken bir çok ülkede yaşayan Ahıskalılar da vatana dönmenin hayalleri içindeler. Halen
hayattaki birinci nesil kendi topraklarına, yurtlarına dönmek için heyecan
yaşarlarken genç nesilde ata dede yurduna geri dönerek ellerinden zorla
alınmış haklarına yıllar sonra kavuşmanın haklı mutluluğu içerisinde vatana
dönüş mücadelesini sürdürmekteler.
Vatana dönüşün siyasi
mücadelesi
Ahıskalılar vatana dönüş için 1957 yılından
beri Sovyetler Birliği içinde cılız mücadeleler vermişler. Ancak sonuca bir
türlü ulaşılamamış. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra başta Rusya, Türkiye
ve Azerbaycan olmak üzere yaşadıkları ülkelerde bir araya gelerek sivil
toplum örgütü denen derneklerini kurmuşlar. Hatta son zamanlarda kurdukları bu
derneklerini Ankara?da bir arada toplayarak
Federasyonlarını bile kurmuşlar. Ancak ne var ki birlikte hak mücadelesi
vermeleri gerekirken onlar kişisel ya da bazı kısır çekişmeler yüzünden bir
birinden ayrılarak mevcut devletlerin sistemleri içerisinde zaten cılız kalan
güçlerini iyice bölerek zayıflatmışlar.
Benim buradan Ankara?daki Federasyonların yöneticileri, Bakü ve Moskova Vatan Cemiyetlerinin yöneticilerine
naçizane önerim şudur ki; Bu zamana kadar güçleri ölçüsünde belirli
mücadelelerini sürdürerek en azından başarı elde edilemezse bile konuyu
gündemde tutmayı başarabilmişlerdir. Bundan sonra bu kadar dağınık ülkelerde
yaşayan bir milletin mücadelesine önderlik etmenin ne denli zor olduğunu
kendileri bizlerden çok daha iyi bilirler. O zaman güçlerini birleştirmenin
kaçınılmaz olduğunu da bilmeleri gerekmektedir. Aksi taktirde
vatana dönüş mücadelesinde halk değimiyle bir arpa boyu yol alınamaz.
Değişik ülkelerde de yaşanıyor olsa çağın iletişim
araçlarını kullanarak sürekli genç nesil Ahıskalıları
vatana dönüş yolunda motive ederek örgütlenmeleri sağlanmalıdır. Bunun içinde
yönetimlerde gençlere daha fazla yer verilmelidir. Bu temennimden sonra somut
olarak vurgulayacağım konu ise bir önceki özetinden ibaret olacaktır.
Ahıskalılar haklarını alabilirler. Uluslar
arası siyasi platformlarda Gürcistan?a baskı yapılabilir. Gürcistan Avrupa
Konseyine 1999 yılında üye olmuştur. Avrupa Konseyi ise azınlıkların
haklarını iade etmesi için ona süre vermiştir. Ahıska
Dernekleri ve Federasyonları biraz fedakarlık
yaparak iyi bir çalışma başlatıp bir yıl boyunca durmadan yapacakları çeşitli
siyasi baskıların sonuç vereceğine inancım sonsuzdur.
Hukuk
mücadelesi başlatılmalı
Düşünün birisi geldi sizin hakkınıza tecavüz etti. Ne
yaparsınız? Elbette hukuk sistemi içinde soluğu mahkemede alırsınız değil mi?
Peki beş yüz bin kadar Ahıska Türkünün hakkına
tecavüz edilmiş malları mülkleri elinden zorla alınmış, hiçbir suçları yokken
sürgünlerde çileli hayat yaşamış bir millet artık neyi bekler. Neden
Gürcistan mahkemelerini dava bombardımanına tutmazlar ki? Yoksa Gürcistan?ın
hukuku buna uygun değil midir? Eğer böyleyse o zaman Hukukçu Ahıskalılar bunu da araştırmalıdırlar. Bence hukuku buna
uygun olmayan bir ülkeyi Avrupa Konseyi üyeliğe kabul etmez.
Bakın geçmiş iyice araştırılsın iyi dosyalar
oluşturulsun, eğer Gürcistan?da açılan davalar sonuç vermese devamı olan
Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinde Gürcistan ve Sovyetler Birliğinin varisi
Rusya ağır tazminatlara mahkum olurlar. Sonuçta
ekonomik kazanımların yanında vatan toprakları yeniden kazanılmış olur.
Burhan Özkoşar
Hürriyet Gazetesi
Fransa temsilcisi
|